Kömür Ormanları


Kömür ormanları, geç Karbonifer devri sonu (yeni adıyla Pensilvanyan dönemi) ile Permiyen döneminde tropikal bölgelere kadar uzanan sulak alanların içinde kalan kara parçalarıydı. Kömür ormanları ismini, bu kara parçaların daha sonra kömüre dönüşecek olan muazzam çok sayıda torf tortuları içermesi dolayısıyla almıştır.

Karbonifer devri sonunda sığ denizler, süzülüp boşalarak onların yerine bataklık ormanlarıyla kaplı geniş kıyı ovaları bıraktılar. Bu süreç Permiyen dönemine kadar sürdü. Çok yoğun ve gür bitki örtüsü, nehirlerin değişen kursları ile başa çıkabilmek için evrimleşmeye, görünümlerini değiştirmeye ve gölleri çamurlarla doldurmaya başladılar. Kömür ormanları günümüz bitkilerinden çok farklı olmasına rağmen, atkuyruğugiller familyasından (Equisetum) bitkilerin ve bir tür eğrelti otu olan Lycopodiopsidaların hüküm sürdüğü, bugün bizim daha çok sular altında kalmış eğilimli yağmur ormanlarına, mangrov veya selvi ağaçlıkları bataklıklarına benziyordu. Bu ormanlardan sulara düşen yapraklar, dallar ve tüm ağaç gövdeleri, çürümek yerine, sonunda kömür olacak torf katmanları oluşturdular.

Bu dönemde yaşayan canlılar

Merostomata

Sinapsidler

Bu olayın olduğu jeolojik dönem

Carboniferous period

Ayrıntılı bilgi

Kömür ormanları, geç Karbonifer devri sonu (yeni adıyla Pensilvanyan dönemi) ile Permiyen döneminde tropikal bölgelere kadar uzanan sulak alanların içinde kalan kara parçalarıydı. Kömür ormanları ismini, bu kara parçaların daha sonra kömüre dönüşecek olan muazzam çok sayıda torf tortuları içermesi dolayısıyla almıştır. Bu muazzam miktarlardaki torfların içinde bulunan karbon ise fotosentezin mevcut CO2 moleküllerini ayrıştırmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu ayrışmada ortaya çıkan oksijenin de önemli ölçüde PPO2 değerini artırarak atmosfere girdiği düşünülür. Bir tahmine göre bu değer % 35 olup modern günümüz yusufçuklara göre dev boyutlara sahip olan Meganeure örneğinde görüldüğü gibi hayvanların oksijen kaynağı olarak havayı daha kolay soluyabilmelerini sağlamıştır.

Kömür ormanları, tropikal Euramerika kıtası (Avrupa, Doğu Kuzey Amerika, en Kuzeybatı Afrika) ile Cathaysia kıtasını (büyük ölçüde Çin’i) kapsıyordu. Karbonifer döneminde iklim değişiklikleri bu tropikal ormanları tahrip etti. Karbonifer devri yağmur ormanlarının çöküşüne ise daha soğuk ve kurak bir iklimin, başlangıçta bu ormanları bölüp daha sonra da tüm yağmur ormanlarının eko sistemini çökertmesi neden oldu. Karbonifer devrinin geri kalan büyük kısmında kömür ormanları çoğunlukla Kuzey Amerika’daki (Apalaş sıradağları ve İllinois kömür havzaları) sığınma bölgeleri ve de Orta Avrupa ile sınırlıydı. Ancak Karbonifer döneminin en sonunda kömür ormanları özellikle Çin başta olmak üzere Doğu Asya’da tekrar genişleyen bir canlanma yaşadıysa da asla tüm Euramerika kıtasını kaplamadı. Çin’deki kömür ormanları Permiyen döneminde de gelişmeye devam etti. Karbonifer döneminin en sonlarına doğru kömür ormanlarının tekrar dirilişi, küresel sıcaklıkların düşmesi ve Güney Godwana kıtasında kutup buzullarının kapsamlı bir şekilde geri dönmeleri olayları ile denk düşüyor gibi görünmektedir. Diğer nedenler ise belki de sera etkisinin azalması ile ya da büyük kömür oluşumlarının atmosferden daha çok CO2 soyutlaması ile ilişkili olabilirler.

Daha fazla bilgi Wikipedia’da

Bu yazının kaynağı olan Wikipedia kullanıcıların katılım yapabileceği bir ansiklopedir. Eğer yukarıdaki bilgilerin olgusal olarak yanlış olduğunu düşünüyor veya hatalar buluyorsanız bu makaleyi Wikipedia’da değiştirebilirsiniz.

Reklamlar

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: